• 07 Ağustos 2020, Cuma

Arama Sonuçları..

Toplam 3 kayıt bulundu.
Ortodonti ve Geleceğin Teknolojisi

Ortodonti ve Geleceğin Teknolojisi

Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Can YILMAZ İnsanoğlu tarihin başladığı andan itibaren, her zaman hayat şartlarını kolaylaştırmak için adımlar atmıştır. “Daha uygun bir çözümlemeyi daha az insan enerjisi kullanarak, daha az insan hatası ile nasıl başarırım?” sorusu sonucunda, teknoloji adım adım ilerlemiş ve günümüz teknolojisine ulaşmıştır. Bu aşamada da durmayıp yol alacağı, daha da ilerleyeceği açıkça görülüyor.  Geleceğin teknolojisi kim bilir nasıl inşa edilecek, şu an hayal edemediğimiz birçok imkân ilerde torunlarımıza ve onların çocuklarına hayatı kolaylaştırmak üzere nasıl sunulacak? Bu bizim hayal dünyamıza sorulan eğlenceli sorular olarak bir köşede dursun; biz alanımızda ki teknolojik ilerlemelere bir göz atalım. Ortodontik mekaniklerin gelişimine baktığımızda yakın zamanda klasik braket sistemimize giren önemli teknolojilerden biri olan “NiTi teller” ve kendi içerisinde her dişe özel tork ile angulasyon derecesini barındıran braketler; bizi edgewise sisteminin zorluklarından büyük ölçüde kurtardı. Geçmişten gelen tecrübenin yeni teknolojik gelişmelerle harmanlanarak kullanılması hem hekimin hem hastanın daha iyi imkânlara ulaşmasını sağladı. Bu yüzden geçmiş değerlerden kopmadan, geleceği şekillendiren sistemlere aşina olmak daha akıllıca. Peki ya, içinde bulunduğumuz dönemin sıkça konuşulan konularından biri olan alignerlar acaba nasıl bir yerde duruyor? Ortodontide yer yer çok ciddi eleştirilere maruz kalan yer yer ise çok ciddi övgüler alan alignerlar bu aşamaya gelinceye kadar nasıl bir yol aldı? Dr. Harold Kesling; 1940 yılında “Tooth Positioner” aygıtı ile bu mantığın temellerini attı ve alanımıza yeni bir bakış açısı kattı. Minör problemlerin düzeltilmesini hedefleyen bu sisteme Dr. Henry Nahoum; 1964 yılında daha geniş bir açıdan baktı “Dental Kontur Apereyi” ile alçı modeller üzerinde dişleri tekrardan konumlandırmış ve plak tedavisini ileriye taşıdı. Temel mantığı kurgulanan aligner sistemler ilgi görmeye devam etmiş ve Dr. Nahoum; bu konsepte pensleri, frezleri, elastikleri ve IPR araçlarını dâhil etti. Buna karşın tekniğin hala uzun laboratuvar işlemlerinin olması, teknik hassasiyet gerektirmesi, maliyetinin yüksek olması ve sık seanslar gerektirmesi sistemin eleştirilen tarafları olarak bir köşede durmaya devam ediyor. 90’lı yılların sonuna doğru teknolojik alt yapı, fikirlerin gerçekleştirilmesine daha fazla olanak sağlamaya başladı. Zia Chisti ve Kelsey Wirth; (MBA adayları, Stanford Ünüversitesi, ABD) 3D CAD/CAM sistemleriyle günümüz alignerların temelini attı. Amerika’da ciddi bir pazar alanı oluşturmaya başlayan alignerların işleyiş sistemi aslında oldukça anlaşılır ve basit; Alınan ölçü model taranır, Dijital diagnoz belirlenir, 3D yazılımlar aracılığı ile tedavi planı hazırlanır, Tasarım son şeklini alır, Her aşama reçine alt yapısıyla 3D printerlardan/ Milling cihazlardan çıkarılır, Alignerlar vakumlu/presli cihazlarla modellere basılır ve hastanın kullanımına ortodonti uzmanı tarafından sunulur. Alignerarın ortodontik birer mekanik olması ve olası durumlarda diğer mekaniklerin de kullanılma ihtiyacının ortaya çıkması, bu alanda çalışan hekimlerin ortodonti uzmanı olması gerekliliğini gündeme getirdi. Buna karşın pazarlama şirketleri ise; bu konuda kazancı ön planda tutarak daha geniş alana yayılmaya çalışıyor ve uzman olmayan birçok hekimi sisteme dâhil ediyor. Bu da ortodonti uzmanlarıyla bu şirketleri ve serbest diş hekimlerini karşı karşıya getirebiliyor. Ülkemizde ve dünyada bu sistemlerin gelişimi nasıl ilerleyecek? Nasıl çözümler üretilecek? Ne yenilikler gelecek? Bu soruların hepsi merak konusu olmaya devam ediyor. Unutulmaması gereken en önemli nokta ise; teknolojinin gerçekten çok hızlı ilerlediği ve sonradan öğrenmenin her zaman daha zor olduğu… Geçmişin tecrübesiyle geleceğin teknolojisini takip etmek ve güncel kalabilmek bu durumda yapılacak en doğru şey olsa gerek!

http://www.dentpress.com.tr/ortodonti-ve-gelecegin-teknolojisi

Elektronik Sigaralar Reaktif <b class=red>Serbest</b> Radikal Yayabiliyor

Elektronik Sigaralar Reaktif Serbest Radikal Yayabiliyor

Elektronik sigaraların yüksek reaktiviteye sahip serbest radikaller ürettiği ortaya çıktı.

http://www.dentpress.com.tr/elektronik-sigaralar-reaktif-serbest-radikal-yayabiliyor

Kahve ve Kanser İlişkisi

Kahve ve Kanser İlişkisi

Kahve, popüler bir içecek olmasına rağmen bir kesim insan, kahvenin kansere neden olabileceğinden endişe ediyor. Bir diğer kesim de yararlı olduğunu hatta kanseri önleyebileceğini düşünüyor. Peki, araştırma sonuçları ne diyor?

http://www.dentpress.com.tr/kahve-ve-kanser-iliskisi

 
3WTURK CMS v6.03WTURK CMS v6.0